Haberde Çocuk

Yazar: 13 Ağustos 2021Ağustos 26th, 2021İlham Veren Yazılar

Umay Aktaş Salman – Eğitim Reformu Girişimi (ERG)

Bu yazı, 22 Kasım 2019’da “Çocuğun Katılım Hakkı: Neredeyiz?” sempozyumunda Eğitim Reformu Girişimi (ERG) ‘nden Umay Aktaş Salman’ın yaptığı konuşmanın dökümünün konuşmacı tarafından düzenlenmesi ile hazırlanmıştır.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 17. maddesine göre her çocuğun bilgi edinme hakkı var. 13. maddesine göre de her çocuk düşüncelerini özgürce açıklama hakkına sahip. Dolayısıyla çocuğun bu haklarının yerine getirilmemesi bir hak ihlali ve ayrımcılık. Medyada ne çocuğun haberleşme hakkının ne de özgürce düşüncesini ifade etme hakkının sağlanabildiğini söylemek mümkün değil. Oysa gazetecilerin çocuğun haklarının hayata geçmesinde, bilgi edinme ve düşüncülerini açıklama haklarını kullanmalarında sorumlulukları var.

 

Çocukların medyada ne kadar ve nasıl yer aldığı çocuklara yönelik tutumların oluşmasında çok etkili. Çünkü medya çocuğun toplum gözünde nasıl algılandığını yansıtıyor. Ama bunu yeniden oluşturma gücüne de sahip. Mevcut durumda ise çoğu zaman medyanın oluşturduğu çocuk imgesi çocuğu “eksik yurttaş” olarak algıyı normalleştirmekten öteye gidemiyor.

 

Medyada çocuklar nasıl yer alıyor?

Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 30’u, Türkiye nüfusunun yüzde 28’i çocukken, Türkiye’de çocukların yer aldığı haberlerin oranı yüzde 3’ü geçmiyor. Çocukların yer aldığı haberler de çoğunlukla polis-adliye haberleri oluyor. Çocuklar medyada yer bulabilirse “suçlu”, “tehlikeli varlık”, “kurban”, “mağdur”, “çaresiz”, “pasif varlık” oluyor. Örneğin haberlerde çocuk, siyasetçilerin kullandığı bir sempati aracı olarak sunuluyor. Politikacıların kucağındaki çocuk fotoğrafları ve mitinglerde siyasetçilerin sarıldığı çocuklar politikanın aksesuarı niteliğinde. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda da çocuklar haberin nesnesi olmaktan öte geçemiyor. Sadece politikacılar değil, popüler kültür dünyası da çocuğu bir aksesuar ve sempati çekme unsuru olarak kullanıyor. Çocuklarla ilgili çoğu haber cinayet, kaza, şiddet bağlantılı. Habere çocuk unsuru katılarak felaket daha görünür kılınmaya çalışılıyor. Çocuk haberlerde kimi zaman da bir “komiklik” unsuru olarak sunuluyor. Daha az yapılsa da çocukların başarı hikâyeleri de haber oluyor. Ancak bu başarıların da  çoğunlukla “olağandışı” olması gerekiyor. Diğer çocuklar için bir rol modeli oluşturacak şekilde sunulsa bile çoğunlukla bu çocuklar reklam dilinin, ironinin parçası haline getiriliyor.

Yani magazinden siyasete ve adli haberlere kadar farklı tür haberlerde hep belirli kalıp yargılarla sunuluyor çocuklar. Bu haberlerin büyük çoğunluğu da çocuk haklarını ihlal edecek şekilde yazılmış, yapılmış ve çekilmiş oluyor.

 

Haber diliyle meşrulaşan ihlaller

Haberlerde kullanılan dil çocukların sürekli mağdur, zayıf, güçsüz, savunmasız, irrasyonel varlıklar olarak algılanmasına yol açarak onları şiddete, istismara açık edebiliyor. Oysa kullanılan ifadeler çocuğu damgalamamalı, ona psikolojik ve fiziksel olarak zarar vermemeli. Dışlanmaya ve ayrımcılığa maruz kalmasına yol açmamalı. Zorla erken evlendirilme gibi bazı ihlallerle ilgili doğallaştırıcı, meşrulaştırıcı bir dil kullanılabiliyor. Örneğin; çocuk evlilikleri için “âşık oldu”, “gönlünü kaptırdı” ve benzeri ifadeler sorumlu çocukmuş gibi bir algı yaratıyor. Ya da “ailenin rızasıyla evlendirildi” denilerek erken yaşta, çocuk evlilikleri haber yoluyla meşrulaştırılıyor. Tıpkı haber dili gibi görüntü ve fotoğraf kullanımında da çocuk hakları pek çok açıdan ihlal ediliyor. Haberde, cinsel istismara uğrayan, cinsel istismarın faili olan, yargılanan ya da mahkûm edilen çocukların isimlerine açıkça yer verilmezken çocukların ya da yakınlarının fotoğrafları çocukların kimlik bilgilerini ortaya çıkaracak şekilde hatalı kullanılabiliyor. Örnekleri çoğaltmak mümkün.

 

Çocuk odaklı habercilik mümkün

Peki bu nasıl değişebilir ? Bu durum ancak çocuk odaklı habercilikle değişebilir. Çocuk odaklı habercilik nedir, nasıl yapılır? Çocuk odaklı habercilik, en başta çocuğu hak ve özgürlük sahibi bir birey olarak görür. Çocuklar arasındaki farklılıkları gözeterek çocuğun özne olarak temsil edilmesini amaçlar, çocukların yaşadıklarına devletlerin çocuk hakları yükümlülükleri penceresinden bakar. Hak ve özgürlükleri konusunda farkındalık yaratacak haberler yapar, hak ihlallerini görünür kılar. Hak ihlallerini haber yaptığında da çocuğu  mağdur etmez, bu ihlallerin önüne geçilmesi konusunda nasıl politikalar gerektiği konusunda da proaktif davranır. Sadece çocukların yer aldığı haberler değil öznesi çocuk olmayan haberler de çocuk odaklı bir habercilik anlayışıyla yazılabilir ve yazılmalı. Her türlü haberi yaparken, mesela hayata geçirilen bir uygulamayı, politikayı haber yaparken de, bunların çocukları nasıl etkileyeceğini düşünmek ve sorgulamak gerekiyor.

 

Çocuk katılımı olunca haberde ne değişiyor?

Medyada çocuk katılımının hangi yollarala olabileceğini Ezgi çok güzel anlattı, iyi örnekleri sundu. Ben de biraz muhabir çerçevesinden haberlerde çocuğun görüşünün yer almasından bahesetmek isterim. Haber yaparken çocuğu pasif izleyici ve haber nesnesi olarak görmemek gerekiyor. Ağırlıkla eğitim haberleri yapan biriyim; Eğitim, çocuk hakları ve kadın hakları. Eğitimi konuşurken hep yetişkinlerle konuşuyoruz. Uzmanlarla, öğretmenlerle ve bu alanda çalışanlarla konuşuyoruz. Ama aslında eğitim konusunda esas konuşulması gerekenler çocuklar ve gençler. Çünkü eğitimin öznesi onlar. Ayrıca haberin niteliği, çocuklar ve gençler görüşlerini ortaya koyduklarında, o sorundan nasıl etkilendiklerini ifade ettiklerinde ve çözüm önerileri sunduklarında yükseliyor. Durumu çok iyi anlatan haberler ortaya çıkıyor. Örneğin Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında fen ve matematikteki başarı durumunu ele alırken, uzmanlarla konuştuğum bölüm dışında bir de öğrencilerle görüşmüştüm. Hiçbir uzmanın, hiçbir öğretmenin değinmediği noktalara değinmiş ve çok iyi ifade etmişlerdi sorunun kaynağını. Bu sadece bir örnek. Sadece eğitim alanında da değil, her alanda çocukların ve gençlerin önemli fikirleri, görüşleri ve çözüm önerileri var. Gazetecilerin de her konuda onların fikirlerini açıklama, görüşlerini alma ve çözüm önerilerini sorma sorumluluğu var. Bu yapılmadan ortaya çıkan her haberin son derece eksik olduğunu düşünüyorum

Özetle, çocuk odaklı habercilik mümkün. Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum.

Hakkında

Genç Sesler, İsveç ve Türkiye’deki çocuklar ve gençler için çocuk katılımı ve kültür politikalarının temel sorunlarını ele alarak yenilikçi fikirleri tartışmak ve sunmak için bir alan/platformdur. Genç Sesler, yeni başlangıçların ve iş birliklerinin peşindedir. Biz diyalog geliştiren ve ilham veren alanların güçlü çocuk katılımını gerçekleştirmeye bizi bir adım daha yaklaştırdığına inanıyoruz.